Dil ve Konuşma Bozuklukları

Dil ve konuşma günlük hayatta sıklıkla birbirleriyle karıştırılan iki farklı kavramdır. Dil, insanların birbirleriyle duygu ve düşüncelerini paylaşmak amacıyla kullandığı ortak kurallar sistemidir. Konuşma ise insanların dili iletmek için yaptıkları bir eylemdir. İnsanlar alt ve üst solunum sistemlerini devreye sokarak düşüncelerini ifade etmek için doğal sesler oluştururlar.

Dil ve konuşma gelişimi zihinsel, fiziksel ve duygusal gelişimden bağımsız değildir. Bu alanlardan herhangi birinde yaşanan bir güçlük, dil ve konuşmayı olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Dil ve konuşma bozukluklarının çeşitli nedenleri vardır. Konuşmayı sağlayan kas ve kemik yapılarındaki değişiklikler, yarık damak, diş problemleri, beyin ya da sinirlerde meydana gelen problemler, işitme kaybı, serebral palsi, parkinson, als gibi nörolojik bozukluklar, beyin hasarı ve mental retardasyon (zeka geriliği), otizm, Asperger, Down sendromu, apert sendromu, velokardiyofasiyal sendrom gibi genetik sendromlar, dil ve konuşma problemlerinin nedenleri arasında sayılabilir. Reflü, polipler, nodüller, ses tellerindeki rahatsızlıklar ve gırtlak kanseri gibi hastalıklar da ses kaynaklı konuşma bozukluklarının nedenleri arasındadır.

Dil ve konuşma güçlüklerinin sınıflandırılmasında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Dil ve Konuşma Güçlüğü Destek Eğitim Programı’nda, bireylerin bu alanda yaşadıkları yetersizlikler dikkate alınarak gruplandırma yapılmıştır. Bu doğrultuda Dil ve Konuşma Güçlüğü Destek Eğitim Programı beş ayrı modülden oluşan bir sistem hâlinde düzenlenmiştir. Bunlar Sesletim ve Ses Bilgisi, Akıcı Konuşma, Ses Bozukluklarının Sağaltımı, Gelişimsel Dil, Edinilmiş Dil Bozukluklarının Sağaltımı başlıkları altında hazırlanmıştır.

Kimler dil ve konuşma terapisine ihtiyaç duyar?

Dil ve Konuşma terapisi gerektiren durumları kısaca şöyle özetleyebiliriz:

Artikülasyon bozukluğu: Bazı sesleri söyleyememe ya da yanlış söyleme.
Konuşurken sesin kısılması, çatlaması gibi ses problemleri,
Gecikmiş konuşma, örneğin üç yaşına gelmiş bir çocuğun konuşmaması ya da çok kısa cümleler kurarak konuşması,
Kekemelik,
Afazi, dizanteri gibi beyin kanaması, kaza gibi travmatik beyin hasarlarının neden olduğu dil ve konuşma bozuklukları,
Yutma problemleri,
Down Sendromu, Otizm gibi nedenlerden kaynaklanan dil ve konuşma bozuklukları,
Dudak ve damak yarıklığı gibi anomalilere bağlı dil ve konuşma problemleri,İşitme engeline bağlı dil ve konuşma bozuklukları

Nasıl Fark Edilir?

  • Sesleri atlarlar ya da düşürürler. Örneğin; “kapı” yerine “apı”
  • Kelimenin yanına aynı sesi ya da farklı bir sesi ekleyip çıkarabilirler. Örneğin; “saat” yerine “sahat”
  • Kelime içindeki bir sesi farklı bir ses ekleyerek çıkartarak söyleyebilirler. Örneğin; “araba” yerine “ayaba”
  • Sesleri uzatabilirler. Örneği; “a-a-a-amca”
  • Kelime ve heceleri tekrar edebilirler. Örneğin; “o-ol-maz”
  • Konuşurken istenmeyen jest ve mimikleri kullanabilirler.
  • Kelimeleri değişik şekilde vurgulayabilirler.
  • Konuşmaları kısıtlı ve sözcük dağarcıkları sınırlı olabilir.
  • İsteklerini ve duygularını nesnelere vurarak, çarparak gösterebilirler.
  • Konuşma sesi gür ya da zayıf çıkabilir.
  • Ses tonları farklı olabilir.
  • İsteklerini anlatmak yerine jest, mimik ya da başka türlü işaretleri kullanabilirler.
  • Konuşma sesi tiz ya da pes çıkabilir.

Öğretmenlere Öneriler:

  • Hatalı çıkan sesleri hemen düzeltmek, uyarmak ve suçlamaktan kaçınılmalıdır.
  • Hatalı sesleri doğru telaffuz ederek örnek olunmalıdır.
  • Öğrenci mutlaka dinlenmeli, dinlendiği hissettirilmelidir.
  • Doğru model olunmalıdır.
  • Doğal ve hecelemeden konuşulmalıdır.
  • Öğrencinin konuşmaları taklit edilmemelidir.
  • Öğrencinin konuşmak için gösterdiği çaba ödüllendirilmelidir.
  • Öğrencinin çıkardığı hatalı sesler duymazlıktan gelinmelidir.
  • Ona sorulan soruları başkasının cevaplamasına izin verilmemelidir.
  • Aile ziyaretleri yapılıp, aile ile iş birliği yapılmalıdır.

Anne Babaya Öneriler:

  • Anlaşılabilir telaffuz ile konuşulmalıdır.
  • Çocuk doğru konuşmadığı zaman ısrarcı olunmamalıdır. Yanıt alınmadığı zaman yorumsuz kalınmalıdır.
  • Sabır ve ilgi ile dinlenilmelidir.
  • İyi bir model olmak için açık, yavaş, anlaşılabilir konuşulmalıdır.
  • Konuşurken beden dilini ifade eden mimikler kullanılmalıdır.
  • Oyun oynayarak konuşmaya uygun ortamlar yaratılmalıdır.
  • Çocuğun duyabileceği ortamlarda konuşma bozukluğu hakkında bir başkası ile konuşulmamalıdır.
  • Dil altı bağı olan çocuklar doktora götürülerek tedavileri yaptırılmalıdır.
  • Küçük yaşlardan itibaren resimli kitaplarla çocuk konuşturulmaya teşvik edilmelidir.
  • Anlatırken konuşması kesilmemeli, hatası düzeltilmemeli ve hevesi kırılmamalıdır.
  • Çocuk konuşması hakkında eleştirilmemelidir.
  • Hatalı konuştuğu zaman konuşmanın düzeltilmesi istenilmemelidir.
  • Çocuktan her zaman mükemmel olması beklenmemelidir.
  • Erkek çocuklar kız çocuklarından daha geç konuşmaktadır. Erkek çocuklar 3 yaşına kadar konuşmadılarsa bir uzmana başvurulmalıdır.
  • Küçük yaştaki çocuklara mümkün olduğunca televizyon izletilmemelidir.
  • Bebeksi konuşmalar pekiştirilmemelidir.
  • Konuşurken onun yerine cümle tamamlanmamalı ya da konuşması kesilmemelidir.
  • Konuşmasına ilişkin yaşanılan kaygı çocuğa yansıtılmamalıdır.
  • Evde farklı şive ve lehçelerle konuşulmamalıdır.